İlkokul
İlköğretim sürecini kapsayan 7-15 yaşları öğrencinin hemen her yönde, hızla geliştiği, değiştiği ve şekillendiği dönemdir. Bu yıllarda tüm programlarımız, onların gelişimlerini desteklemek ve potansiyellerinin en üst sınırına çıkmalarını sağlamak amacıyla, öğrenciyi bir birey olarak ele alan “öğrenci merkezli-öğrenci ihtiyaçlarından hız alan eğitim anlayışı” ile yapılandırılır. Öğretim programlarımız, çağdaş gelişmeler içinde ele alınarak zenginleştirilir. Derslerin, soyut ve ezbere dayalı değil, ölçmeye ve yaşantıya dayalı, günlük yaşamın içindeki yeri ile ilişkilendirilerek işlenmesi önemsenir.

İlkokul

İlkokul
Eğitimde görsel ve işitsel araçlar öğrenmenin kalıcı izli olmasını sağlama açısından çok önemlidir. Bu noktadan hareketle dersler işlenirken eğitim teknolojilerinden (bilgisayar, internet, tepegöz, video vb) mutlaka yararlanılır.
Öğrencilerimizin akademik gelişimleri kadar sosyal, kültürel, psikolojik gelişimleri de önemlidir. Bu nedenle, öğrenim düzeyi ve psikolojik gelişimi sürekli izlenerek, daha iyiye gitmeleri için önlemler alınır, velilerimizle işbirliği sağlanır. Uygulamalarımızda, öğrencilerimizin her alandaki gelişimini birbiri ile ilişkilendirmek ve değerlendirmek esastır. Böylece lise ve üniversite yıllarında kendisine çok gerekli olacak bilgileri alırken “öğrenmeyi de öğrenir.” 
“Meraklı, Sürekli öğrenen, öğrendiklerini kullanabilen, problem çözme becerisi gelişmiş bireyler yetiştirilebilmesi için eğitim ve öğretimin çok iyi yapılandırılması gerekir. 
Bu düşünceyle, öğrenmenin ve sorun çözmenin öğretileceği eğitim programlarımızda, “Araştırma Yoluyla Eğitim” çalışmalarına ağırlık verilir. Proje çalışmalarının çok önemli bir yer tuttuğu eğitim sürecimizde, öğrencilerimizin her sınıf seviyesinde, gelişim özellikleri ve öğretim programları (hedefler) doğrultusunda, proje çalışmalarıyla, araştırma, raporlama, rapor sunma, analitik düşünme, ekiple çalışma gibi pek çok becerisinin gelişimi hedeflenir. 
“Üreterek öğrenme” yaklaşımı içerisinde; sadece proje değil, bilgi ve diğer ürünlerin de üretilmesi ve paylaşılması çok önemli yer tutar. 
“Aktif öğrenme” yaklaşımıyla, öğrencilerimizin öğrenme sürecinde (ders ortamında) aktif olarak rol almaları hedeflenir.
Çünkü, biliriz ki öğrencilerimiz, ne kadar çok soru sorar, tartışır, deney yapar, gözlem yapar, grup çalışmalarına katılırsa o kadar kalıcı ve doğru öğrenme fırsatları yakalar.